23 Ekim 2012 Salı

Grinin Elli Tonu / Ön Yargıdan Uzak Kitaba Bakış Yazısı

Bir süredir yetişkin edebiyatı ile tarihi aşk romanları arasında gidip geliyorum. Tarihi roman serisinden 13 adet birbirinden muhteşem kitap okudum ve çevreme ısrarla okutup bir kitle yarattım.
* (Judıth McNaught) Yakında bahsedeceğim.
 Kitap kitabı çekiyor derken nette araştırmaya başladım. Karşıma Grinin Elli Tonu adlı kitap serisi çıktı.
 İlk başta pek de oralı olmadım aradığım sapkınlıktan öte aşktı. Gerçi sapkınlık- taciz- töre- gay/ lezbiyen/ biseksüellik- Ensest ... bu gibi konulardaki derin mevzu kitaplar ilgimi çekiyordu.
 Bir zamanlar meslek aşkı ile tutuşurken ergen öğrencilerimin fırtınalı ruh dünyasına bir adım yaklaşıp onları anlamaya çalışmak depresif evrenden çıkarmak gibi idealist görüşlerim vardı.
 Neyse konu ben ve bir zamanlar var olan mesleki hayallerim değil. 
Yani konuya yabancı değilim bir açıdan ön yargıdan arınığım!
Kitap diyordum, sonrasında kitap yazarı ve dünyadaki yankısını fark edince bir duraksadım. Daha önceki yazımda da bahsetmiştim  TIKTIK merakım sonucu bir site keşfetmiş  TIKTIK ilk bölümü orada okuyup kitabı alma isteğim artmıştı. 
Biliyordum bu kitap yerden yere vurulmayı hak etmiyordu. Okuduktan sonra anladım ki kitap sağlamdı ama eksik yanları da vardı. 
Önce biraz daha basından bahsedip milletin iki yüzlülüğünü serelim.
Beni çileden çıkaran bir bloggerın, sözünü itimat ettiğim bir bloggerın hatta daha açık konuşmak gerekirse  hayatı dolu dizgin sınırsızca yaşadığını sezdiğim birinin twitter üzerindeki yorumuydu.
O an dedim ki ben birazcık kitap okuyor ve kitaplar hakkında fikir sahibi isem bu bloggar PALAVRA SIKTI!
 Dukan diyeti kitabının başına gelen bu kitaba da mı gelecek? Hatırlarsanız Dukan kitabını okumadan ya da okuduğunu iddia edip sallayan ne çok kişi oldu. okuyanların gözünde kepaze oldular:)
Basının gücünü ya da reklamın mı desek gücü inkar edilemez. 
NOT: Kitabın yazarı ile yapılmış en mantıklı röportaj TIKTIK ve sevgili İzzet senin de kitabı okuduğundan süphelenmedim değil yani alıntı çok cılız kalmış:)
Nice efsane kitap sadece 3-4 milyon satarken bu kitap serisi 40 milyon satıyorsa insan acaba diyor. Ne kadarı gerçek ama bir yandan da bu kadar insan yanılamaz, sonuçta roman ve bir seri! Seri okumak, hadi 3 kitap okumak da sadece reklamla elde edilebilecek bir başarı değil. Her kitap 700 sayfaya yakın! Erotizm bu kadar da yakmaz sonuçta kitap seri ise hatırlatma ve kendini tekrarlarla derinleşerek ilerler ve yine de okutmaz canım okutmaz!
Harry Potter seri tirajı ile karşılıştırılmış ya da Alacakaranlık efsanesi ile. Soruyorum size istediği kadar reklam reytingi olsun eğer kitap sarmasaydı bu kadar okunmazdı.
Bu noktadan sonra bu serinin insanı saran bir çekiciliği olduğunu belirtmiş oldum dimi:)
3 kitap 2 kişi bir hayat tutku, aşk, hükmetme -  itaat arasında sıkışan tehlikeli ilişki. İlk kitap Bay Gri'nin kim olduğu ve ne istediğini bizlere seriyor. Ama bunu Ana karakteri ile yoğun duygusal çatışma içinde anlatıyor. Olay Anastasia tarafından aktarıldığı için daha naif ve yer yer daha dehşet içinde ilerliyor. 
Masum bakir ile feleğin sillesini yemiş sapkın-hükmedici istekleri olan, bunu saklamayan yakışıklı ötesi bir adam. Klasik hikaye masum ama fakir kız aşık olur adamı derin çukurdan çıkarıp doğru kabul edilmiş VANİLYA tadındaki diyarda sonsuza kadar mutlu oldular fantezisine çıkarmak için uğraşır. Peki bu ilişki dibi görecek mi, yoksa pembe rüyalara süzülecek mi? 
Hayat onların ayaklarını yere mi çivileyecek?
3 kitap sonunda biz de neler olacağını öğreneceğiz. İlk kitap bir giriş ikincisi gelişme üçüncüde gerçekte bu karakterlere ne olacak göreceğiz. Açıkçası birlikte mutlu sayılacak bir sona ne kadar ulaşabilirler bilemiyorum. Tutkulu ilişkilerin sisteminde ilerlerse klişe olarak birbirlerini büyütüp başka yollara da gidebilirler.
Grinin Elli Tonu kitabını hangi yaş ya da hangi görüşteki kitle okuyabilir?
Issız Adam filmini taçlandırmış bir millet olarak Bay Grey'in de hayatına dahil olabiliriz. Yetişkinler okuyabilir tabi yetişebilmişlerse:)) 
Yani tabularla örülmüş duvarları yıkmalı, tarafsız olmadan ıyk bıyk ederek olmaz.
Bu lafımı da tebrübe diye belden aşağı indirmeyelim illa bir şeyleri yaşamak mı tecrübe, teoriye ne oldu? :)))
Issız Adam filminde 80li yılların pornografik sinemalarında hayvanca ve hunharca öğrenilmiş çakma tecrübe ile vahşileşen erkeklerin, tabuların ve bu tiplerin ellerindeki sinema-roman dünyası ile yetişmiş bir erkeğin. Dokunmanın da zevk verdiğini, aşkın dokunabildiğini ADA kızımızdan öğrenişi izledik. Şarkılarla da ağlaşmadık mı? :)
Semiramis Pekkan ne de güzel söyledi: Bana Yalan Söylediler parçasını.
Kitaplıkta yerini almaya hazır kitabımız üzerinde biraz daha derin konuşalım:
Bu noktaya gelip anladıysak, Gri beyimizin de zorlu çocukluğu ve bastırılamaz isteğini onaylamayarak ama bir adım daha bilme isteği okumaya davet ediyor kitap bizleri. 
Ergen dünyası bizim zamanımızdan farklı ben hala bir liseli için uygun bulmam, sağı sollu belli olmayan enerjilerini bir adım ileriye atmaya kalkıp iş açmasınlar.
Yaş grubumu düşündüğümde yahu biz de çok zorlandık, lisede tutturulmuş bir klasik eser. Klasik kitap okudun mu öğretmen gözünde adam sayılıyorsun, arkadaş çevrende entel. En büyük şoku da klasik olsun çamurdan olsun mantığı ile içeriği hakkında sıfır bilgi ile yapılan alışveriş sonucu OSCAR WİLDE ile tanışmam oldu. 
Beni tarihi bilgi olarak doyurdu lakin şehveti onaylanamazdı. Kelimelerinden çok erotizme takıldım, yargıladım ve benim için çok fazlaydı. 
Biz çocukken öpüşme sahnesinde yum gözünü diyerek ya da zap yapılarak büyütülmüş nesilleriz. Okul sonrası etüt ve spora boğularak enerjimizi pembe dünyada sabitlenmiş, içimize sıkı bir otokontrol yerleştirilmiş sonrasında çağdaş zeminde sosyal yaşamda güvenle bırakılmış tipleriz. Arkadaşlıkta cinsiyet ayrımı yapmadan dolu dolu yaşayan, sınırlarını koruyan, tek başına sinemaya gidip yemek yiyebilen ve gerçek sevgi / aşk olmadan olacaksa erkek arkadaş olmasın zaten gerek yok mantığı ile dimdik yetiştirilmişleriz. Tabuların nasıl yüksek olacağı da ortada. Şimdi kendi çevrem ve yetişkinlerin ne kadar yetiştiğini bilmeden de tavsiye edemiyorum ki? :)) İşte O sebeple ki ne ergene ne de yetişkine kişiyi ve bakışı bilmeden öneremiyorum. 
PROFESYONELCE BİR YORUM:
Hadi en başa dönelim kitap hakkında yayın evinin tanıtım yazı sizlerle:
Edebiyat öğrencisi olan Ana Steele, genç girişimci Christian Grey’le röportaj yapmaya gittiğinde son derece çekici, zeki ve sinir bozucu bir adamla karşılaşır. Toy ve masum Ana, bu adama duyduğu arzu karşısında şaşkına döner ve adamın gizemli doğasına rağmen ona yakınlaşma arzusuyla yanıp tutuşur. Ana’nın güzelliği, zekâsı ve özgür ruhuna direnemeyen Grey de onu istediğini kabul eder, ancak şartları vardır…
Grey’in sıra dışı erotik istekleri karşısında şoka uğrayan ama bir yandan da heyecana kapılan Ana tereddüde düşer. Büyük başarısına rağmen -çok uluslu şirketleri, uçsuz bucaksız serveti ve sevgi dolu bir ailesi vardır- Grey şehvete esir olmuş ve hükmetme hırsı olan bir adamdır. Çift, cürettkâr ve tutkulu bir fiziksel ilişkiye yelken açarken, Ana, Christian’ın karanlık sırlarını ve kendi gizli arzularını keşfeder.
YORUM: 
Kitap orta seviyede, romans serisi ya da yetişkin edebiyatı türünde. Ana'nın gözünden anlatılıyor ve yer yer baş kahramanın da neler hissettiğini derinden merak ederek bir parça bal çalan tatta kalıyor. Kitabı okumak eğlenceli, mailler harika. Baştan sonra gerçekte kim hükmetti ve kim itaatte kaldı değişken. Ben sevdiğim ve diğer 2 kitabı sabırsızlıkla bekliyorum. Her kitap size bir cümle katar bu kitap bende tehlikenin rengi her zaman siyah değildir ortada güneş gibi parlar ve yakar dedirtti. Ve biz faniler o ilk yakışta hissettiğimiz halde görmek istediğimize odaklanıp yanmış kavrulmuş bedene yoğurt arayıp batsın bu dünya dinlemeye koyulmak zorunda kalmış hormanlarla yaratılmış zavallılarız.
Önerir miyim? Ya önerdim gitti sakince alın elinize okuyun. 
Olan size değil zaten Ana ve Christian'a oluyor:)
Kitabı okurken kitapta geçen müzik ve moda kavramlarına baktım. Müzikler yani aryalar harikaydı. Zevkli piç Grey desem çok mu ileri gitmiş olurum:)
Tanrı seni korusun Bay Gri, efendim :))
Kitabı okurken benim tercih ettiğim müzik sizlerle olsun:
Tarih84

14 yorum:

gökkuşağı dedi ki...

biraz da etrafta ki önyargılı yaklaşımlar kitapta merak uyandırdığı için okumama neden oldu. kitapta cinsellik ön planda belki ama bana göre ana'nın gözünden anlatılan kitapta bir insanın aşkı için neleri göze alabildiği anlatılıyor. kitapta cinsellikle aşk harmanlanarak bize sunulmuş. ben kitabı beğendim beğenmekle kalmadım aslında kitabın son sayfasında duygulandım da.Kitabı cinsel içerikli diye okursan cinsel içerikli olur tabi ki oysa kitap cinsel içerikli bir aşk kitabıydı bana göre okunmasını tavsiye ederim.sonuçta aşk için herkes birşeyleri göze alıyor kitapta da ana cristian'a aşki için sapkın cinselliğini göze alıyor.

Joey Potter dedi ki...

Benim okuduğum blogda içerikten çok anlatımın yavanlığı, yazarın yazmakta başarısızlığına gönderme yapılmış. Onun dışında bir yorum da bilmiyorum. Çok tesadüfen okudum. Sen yazınca merak ettim. Hepsi bir kişinin hikayesi mi? Kapaklarda isimler farklı yazıyor.

tarih84 dedi ki...

gökkuşağı: doğru kitaba nasıl bakarsak onu sunacak bizlere. Kitap hiç bitmesin istedim ve 2. kitabı sabırsızlıkla bekliyorum ANA ağladığında ben de ağladım:(

Joey Potter: evet canım hepsi bu ikilinin hikayesi giriş gelişme sonuç gibi düşünebilirsin. Kitap edebi değil ve okurken de hissediliyor ama yakın ve her seviyeye hitap ediyor. Zaten olay da bu hem içinde diğer klasik kitap ve müziklere ilgini arttırıyor hem de argodan uzak basit bir dilde anlatımı sunuyor.

selocann dedi ki...

Dün gece bitirdim ve son sahnenin etkisinden kurtulamadım hala, okurken neredeyse ağlayacaktım. Ana'nın çaresizliği kadar Grey'inkini de hissettim. Adamın ruhunu iyileştirmeye çalışan Ana'nın sonunda pes etmesi hayal kırıklığına uğrattı hele o planörle uçuştan sonra :S
İkisinin arasında gelişecek olayları çok merak ediyorum. Sözde ekimde çıkarılacak olan ikinci kitap hala piyasada yok, bir yerde bayramdan sonra çıkacak diye okudum . İnş bizi çok bekletmezler :)

tarih84 dedi ki...

selocann: inşallah hemen çıkar üzülüyorum merak ediyorum gittikçe daha bir sarıyorum kitaba. Ana adına çok üzüldüm Chritian'a da off bakalım bizi neler bekliyor.

cocuklarlamutfakta dedi ki...

çok merak ettim bu kitabı.Alıp okuyayım.:)

CİNNET dedi ki...

Kitabın konusu, içerdiği cinsellik beni rahatsız etmez.benim kitap hakkında aldığım duyumlar bir ortaokul öğrencisi kıvamında,basit ve kötü cümlelerle anlatıldığı,çevirinin kötü olduğu yönündeydi.O yüzden de senin okumanı ve yorumlamanı bekledim seninde görüşünü duymak için :)Belki okurum :D En azından ikinci kitabın gelmesini beklerim almak için :D

tarih84 dedi ki...

çocuklarla mutfakta: oğğ kitap bitince yorumunu merakla bekleyeceğim.

CİNNET: öyleyse sık dişini 3. kitap da çıkana kadar bekle kasım gibi çıkmış olur hepsi eğer sararsa bizim gibi kitabın çıkmasını beklemezsin.

Oh Yoon Joo dedi ki...

Herkes başka yorumlamaya devam ediyor kitabı en iyisi tamamlanmasını beklemek beğenirsem devamı gelsin diye gün saymam beğenmezsemde elimdeki kitapları bitirdim nasılsa diye avunurum (:

Uzun ve detaylı incelemen için teşekkür ederim, ellerine sağlık

tarih84 dedi ki...

Oh Yoon Joo: en mantıklısı beklemek şu an meraktan ölüyorum. Vee en kötüsü elimdeki diğer kitaplara odaklanamıyorum:(

Adsız dedi ki...

tesadüfen bende en çok satanlar hakkında araştırırkenn senin blogda okudum bu kitabı aldım okuyorum hala sana yaptığım yorumlarda katılıyorum sadece kitabın cinsellik bölüme takılırsan kitaba beğenmiyebilirsin ama orta da aşk için yapılanlarıda düşünce insan nereye kadar diye soruyor kendine ve merak edip okuyor.açıkcası benide rahatsız etti bazı bölümler okuyamayıp kapattığım olmuştur.Bir kere çevirisi bence kötü bu kitabın o çok belli oluyor ve ondan dolayıda rahatsız ediyor bazı bölümler son olarak lanet olsun böyle aşka...Takip ediyorum bloğunu ilk defa yorum yazıyorum.Gül

tarih84 dedi ki...

Adsız: son 1 yılda okuduğum kitap dizilerinden sonra bir adım bir adım daha derken en azından kitap kurgusu açısından erotizme daha bir ılıman yaklaşır oldum. Bu nedenle fazla gelen yerleri olsa da okudum. Çeviri için kızıyordum da şimdi bakıyorum sanırım onların kulllandığı kalıp cümlelere aşina olmayışımızdan. Sonuçta güncel edebi dil bizde de kırcan mı can can ya da ikoncan gibi acayip tanımlamalar var. Bu tarz kitplarda da onların halk ağzı diyorum. Kitab erotizmde fedakarlık boyutunu harmanlamış eğer fazla takılınmaz olayın gidişatına bakılırsa sizin de deiğiniz gibi güzel bir hikaye olduğu anlaşılıyor.

Adsız dedi ki...

bende okuduktan sonra araştıranlardanım.yazın arkadaşımın çalıştığı otele gelen tüm turistlerin elinde bu kitabın olduğunu ve kitap için evliliğimize renk geldi diyip çokça heryerde övülünce merakla aldım okudum neyle ilgili konusu ne araştırmadan hiç bir fikrim olmadan okudum.aslında yalın yavan kimi zaman basit ama bi okadar sürükleyici buldum sihride burda herhalde elli tonun bırakılmıyor:) serinin 3.kitabındayım bazı yerlerinde uzun aynı anlatımlar sıksada bağımlı gibi bırakamıyorsunuz filmin aynı tadı vermeyeceğinden eminim ama karakterler birebir çok uyumla seçilmiş

tarih84 dedi ki...

Adsız: merakla filmi bekliyorum ve dediğiniz gibi bizlere en basit düzeyde ulaşıp sardığı için vazgeçilmez bir kitap doğrusu:)